İçeriğe geç
Masal Merkezi
Şehrazat'ın İlk Gecesi
Görseller semboliktir
Binbir Gece Masalları

Şehrazat'ın İlk Gecesi

Her gece bir masal anlatan Şehrazat, hikâyelerin gücüyle bir ülkeyi kurtarır.

6 dakika 5-10 yaş 2 okunma
Read this tale in English
Okuma

Çok eski zamanlarda Hindistan ile Çin adaları arasında uzanan büyük bir ülkede Şehriyar adında bir padişah hüküm sürermiş. Şehriyar bir zamanlar adil ve neşeli bir hükümdarmış. Ama bir gün en güvendiği insanların ona ihanet ettiğini öğrenmiş. Yüreği öyle kırılmış, öyle öfkeyle dolmuş ki artık kimseye güvenmez olmuş. Her gün yeni bir eş alıyor ve onun da bir gün kendisine ihanet edeceğinden korkarak ertesi sabah onu sarayından uzaklaştırıyormuş. Ülkede büyük bir korku ve keder hüküm sürmeye başlamış; aileler kızlarını alıp başka ülkelere kaçıyorlarmış.

Padişahın vezirinin iki kızı varmış. Büyüğünün adı Şehrazat, küçüğünün adı Dünyazat'mış. Şehrazat çok güzelmiş ama asıl güzelliği aklındaymış. Binlerce kitap okumuş; eski kralların tarihlerini, şairlerin şiirlerini, bilginlerin sözlerini, uzak ülkelerin masallarını ezbere biliyormuş. Babasının, padişahın bu öfkesinden ne kadar acı çektiğini, ülkenin ne kadar kederli olduğunu görüyormuş.

Bir gün babasına gitmiş: "Babacığım, beni padişahla evlendir." Vezir dehşete düşmüş: "Kızım, aklını mı kaçırdın? Padişahın öfkesini bilmiyor musun?" Şehrazat sakin bir sesle demiş ki: "Biliyorum babacığım. Ama ya padişahı bu öfkeden kurtarırım ya da bu ülkenin kızları için elimden geleni yapmış olurum. Bana güven." Vezir uzun uzun ağlamış, kızını vazgeçirmeye çalışmış ama Şehrazat kararlıymış. Sonunda vezir padişaha gidip kızını ona eş olarak vermiş.

Şehrazat saraya gitmeden önce kız kardeşi Dünyazat'ı çağırmış: "Sevgili kardeşim, beni iyi dinle. Saraya gidince padişahtan seni de yanıma çağırmasını isteyeceğim. Sen gelince gece yarısından sonra bana şöyle diyeceksin: 'Ablacığım, uyumadıysan bize güzel bir masal anlat da gece kısalsın.' Ben de masal anlatacağım. Belki bu masallar padişahın yüreğini yumuşatır."

Şehrazat saraya gitmiş. Gece olunca padişahın yanında ağlamaya başlamış. Padişah, "Neden ağlıyorsun?" diye sormuş. "Efendim, kız kardeşimi çok özledim. Ona veda etmek istiyorum." Padişah Dünyazat'ı çağırtmış. Dünyazat gelip yatağın ayakucuna oturmuş. Gece yarısından sonra Dünyazat, ablasının öğrettiği gibi demiş ki: "Ablacığım, uyumadıysan bize güzel bir masal anlat da gece kısalsın." Şehrazat padişaha dönmüş: "Bu güzel ve terbiyeli padişah izin verirse anlatırım." Padişahın uykusu kaçmış, canı da sıkılıyormuş. "Anlat," demiş.

Şehrazat anlatmaya başlamış: "Duydum ki ey bahtı açık padişah, bir zamanlar çok zengin bir tüccar varmış. Bir gün yolculuğa çıkmış, yorulup bir ağacın altına oturmuş, heybesinden bir hurma çıkarıp yemiş ve çekirdeğini fırlatmış. Birden önünde elinde kılıçla dev bir cin belirmiş: 'Kalk, seni öldüreceğim! Attığın çekirdek oğlumun gözüne isabet etti!' Tüccar yalvarmış: 'Ben bilmeden yaptım. Bana bir yıl süre ver, gidip ailemle vedalaşayım, borçlarımı ödeyeyim, sonra geri gelirim.' Cin ona süre vermiş. Bir yıl sonra tüccar sözünü tutup ağacın altına dönmüş ve cini beklemeye başlamış. Tam o sırada yanına ceylanını çeken yaşlı bir adam gelmiş..."

Şehrazat masalı en heyecanlı yerine getirmiş; tam yaşlı adamın ceylanın aslında kim olduğunu anlatacağı yerde sabahın ilk ışıkları pencereden süzülmüş. Şehrazat susmuş. Dünyazat, "Ablacığım, ne güzel bir masal bu!" demiş. Şehrazat, "Yarın gece size anlatacaklarımın yanında bu hiçbir şey değil. Eğer padişah izin verirse," demiş.

Padişah masalın sonunu çok merak etmiş. "Masalın sonunu duymadan Şehrazat'ı uzaklaştırmayayım," diye düşünmüş. O gün Şehrazat'ı sarayında tutmuş. Ertesi gece Şehrazat masala kaldığı yerden devam etmiş. Yaşlı adamın ceylanının aslında büyülenmiş karısı olduğunu anlatmış. Sonra ikinci bir yaşlı adam gelmiş, sonra üçüncüsü. Her biri cine kendi garip hikâyesini anlatmış ve her hikâyenin karşılığında tüccarın canından bir parçayı bağışlatmış. Sonunda cin tüccarı bütünüyle bağışlamış.

Ama Şehrazat bu masalı bitirir bitirmez başka bir masala başlamış: Balıkçı ile cinin masalına. O masal bitmeden sabah olmuş. Ertesi gece balıkçının masalının içinden başka bir masal, onun içinden başka bir masal çıkmış. Şehrazat masalları birbirinin içine öyle ustaca örmüş ki padişah hiçbir gece masalın sonunu duymadan uyuyamaz olmuş. Alaaddin'i, Ali Baba'yı, Denizci Sinbad'ı, Bağdat hamalını, akıllı kızları, cesur gençleri, bilge yaşlıları anlatmış. Masallarda vefa, sabır, dürüstlük, merhamet ve bağışlama anlatılıyormuş.

Geceler geceleri, aylar ayları kovalamış. Padişah her gece masal dinlerken yavaş yavaş değişmeye başlamış. Masallardaki iyi kalpli insanlar ona insanlara yeniden güvenmeyi, bağışlamayı öğretmiş. Öfkesi yavaş yavaş sönmüş, yüreği yumuşamış. Gündüzleri artık adalet dağıtmaya, halkıyla ilgilenmeye başlamış. Ülkeye yeniden huzur gelmiş; kaçan aileler yavaş yavaş geri dönmüş.

Böylece tam bin bir gece geçmiş. Bin birinci gece Şehrazat masalını bitirince padişahın önünde diz çökmüş: "Efendim, bin bir gecedir size masal anlatıyorum. Bu süre içinde size üç oğul verdim. Şimdi sizden bir dileğim var." Padişah gözyaşları içinde onu kaldırmış: "Şehrazat, sen dilemeden önce ben söyleyeyim. Sen beni, bu ülkeyi ve bu ülkenin bütün kızlarını kurtardın. Masalların benim yüreğimi iyileştirdi. Sen benim kraliçemsin ve ömrümün sonuna kadar yanımda olacaksın."

Padişah büyük bir şenlik yaptırmış. Bütün şehir otuz gün otuz gece kutlamış. Dünyazat da padişahın kardeşi Şahzaman ile evlenmiş. Padişah, Şehrazat'ın anlattığı bütün masalları yazdırıp altın harflerle bir kitap haline getirtmiş. Bu kitabın adı Binbir Gece Masalları olmuş ve bugün bile dünyanın her yerinde okunuyormuş.

Bu masal bize şunu söyler: Bir masalın gücü sanıldığından çok daha büyüktür. Akıllıca anlatılmış bir hikâye, en öfkeli yüreği bile yumuşatabilir. Ve gerçek cesaret, kılıçla değil, akılla ve sabırla gösterilir. Bu gece sen de uyumadan önce bir masal dinle; belki bir gün sen de birilerinin yüreğine dokunan masallar anlatırsın.

Masal burada bitti. İyi uykular.

Başka bir masal

Şehrazat'ın İlk Gecesi, Binbir Gece Masalları kaynaklı bir çocuk masalıdır; 5-10 yaş çocuklar için uygundur ve yaklaşık 6 dakikada okunur. Masal Merkezi'nde bu masalı ücretsiz okuyabilir, arka planda ninni ya da doğa sesi açabilir, favorilerinize ekleyebilirsiniz. Benzer masallar için Uyku Masalları kategorisine göz atın.

Üye ol, favorilerin ve okudukların her cihazda seninle gelsin.