İçeriğe geç
Masal Merkezi
Urashima Taro ve Deniz Kaplumbağası
Görseller semboliktir
Japon halk masalı

Urashima Taro ve Deniz Kaplumbağası

Kaplumbağayı kurtaran balıkçı, denizin dibindeki saraya konuk olur; döndüğünde yüzyıllar geçmiştir.

5 dakika 5-10 yaş 2 okunma
Read this tale in English
Okuma

Çok eski zamanlarda, Japonya'nın bir balıkçı köyünde Urashima Taro adında genç, iyi kalpli bir balıkçı yaşarmış. Yaşlı annesiyle birlikte deniz kıyısındaki küçük bir evde otururmuş. Her gün kayığıyla denize açılır, tuttuğu balıklarla annesini geçindirirmiş.

Bir gün kıyıda yürürken bir grup çocuğun bir şeyin etrafında toplandığını görmüş. Yaklaşınca çocukların küçük bir deniz kaplumbağasını yakalayıp sopalarla dürttüklerini, onunla alay ettiklerini görmüş. Zavallı kaplumbağa kabuğunun içine saklanmaya çalışıyormuş. Urashima Taro çocuklara demiş ki: "Çocuklar, bu zavallı hayvanı rahat bırakın. O da bizim gibi acı duyar." Ama çocuklar dinlememişler. Bunun üzerine Urashima cebindeki paraları çıkarıp çocuklara vermiş: "Bu paraları alın, kaplumbağayı bana verin." Çocuklar parayı alıp kaplumbağayı ona vermişler ve oynamaya gitmişler.

Urashima kaplumbağayı kucağına alıp denizin kenarına götürmüş, kabuğunu okşamış: "Hadi küçük dostum, evine dön. Bir daha dikkatli ol, yakalanma." Kaplumbağa denize girmiş, dönüp ona sanki teşekkür eder gibi bakmış ve dalgaların arasında kaybolmuş.

Ertesi gün Urashima Taro kayığıyla denizde balık tutarken birden bir ses duymuş: "Urashima! Urashima!" Etrafına bakınca kayığın yanında kocaman bir deniz kaplumbağası görmüş. Kaplumbağa konuşmuş: "Dün kurtardığın kaplumbağa benim. Aslında ben, denizin dibindeki Ejderha Sarayı'nın prensesi Otohime'nin hizmetkârıyım. Prensesim sana teşekkür etmek istiyor. Sırtıma bin, seni Ejderha Sarayı'na götüreyim."

Urashima şaşırmış ama merak etmiş. Kaplumbağanın sırtına binmiş ve kaplumbağa denizin derinliklerine dalmış. Urashima suyun altında rahatça nefes alabildiğini görünce çok şaşırmış. Rengârenk balıkların, sallanan yosunların, parlak mercanların arasından geçmişler. Sonunda denizin en dibinde, ışıl ışıl parlayan bir saraya varmışlar. Sarayın duvarları mercandan, damı inciden, kapıları kristaldenmiş. Bu Ejderha Sarayı'ymış.

Sarayın kapısında güzel Prenses Otohime onları bekliyormuş. Otohime, Urashima'yı sevinçle karşılamış: "Hoş geldin Urashima Taro. Benim sevgili kaplumbağamı kurtardığın için sana minnettarım. Burada istediğin kadar kalabilirsin; bu saray senin evin olsun." Prenses onu sarayın en güzel salonuna götürmüş. Balıklar ve deniz canlıları dans etmiş, şarkı söylemişler. Urashima'ya denizin en güzel yemekleri ikram edilmiş.

Urashima Taro sarayda çok mutlu olmuş. Her gün yeni bir harika görmüş. Sarayın her yanında dört mevsim aynı anda yaşanıyormuş: Doğu tarafında kiraz çiçekleri açıyor, güney tarafında yaz ağustos böcekleri ötüyor, batı tarafında akçaağaçların yaprakları kızarıyor, kuzey tarafında da bembeyaz kar yağıyormuş. Günler birbirini kovalamış. Urashima zamanın nasıl geçtiğini hiç anlamamış.

Bir gün Urashima annesini hatırlamış. "Annem yaşlı ve yalnız. Beni merak ediyordur," diye düşünmüş ve çok özlemiş. Prensese gidip demiş ki: "Prensesim, burada çok mutlu oldum. Ama annem beni bekliyor. Onu görmek için köyüme dönmeliyim." Prenses çok üzülmüş ama onu durdurmamış. Ona küçük, cilalı, kırmızı kurdeleli bir kutu vermiş: "Bu kutuyu al Urashima. Ama ne olursa olsun, onu asla açma. Eğer açmazsan bir gün yeniden buraya dönebilirsin."

Urashima kutuyu almış, prensese veda etmiş ve kaplumbağanın sırtına binip yeryüzüne dönmüş. Kıyıya çıkınca etrafına bakmış ve çok şaşırmış. Köy tanıdığı köy değilmiş. Evler değişmiş, ağaçlar büyümüş, yollar farklıymış. Tanıdığı tek bir yüz bile yokmuş. Evinin olduğu yere gitmiş ama orada başka bir ev duruyormuş.

Yolda yaşlı bir adama rastlamış: "Amca, Urashima Taro'nun evi nerede biliyor musun?" Yaşlı adam düşünmüş: "Urashima Taro mu? Dedemin dedesinden bir hikâye duymuştum. Yüzlerce yıl önce bu köyde Urashima Taro adında bir balıkçı yaşarmış. Bir gün denize açılmış ve bir daha hiç dönmemiş. Annesi onu bekleye bekleye ölmüş."

Urashima Taro anlamış: Ejderha Sarayı'nda geçirdiği birkaç yıl gibi gelen zaman, yeryüzünde yüzlerce yıl sürmüş. Çok üzülmüş, deniz kıyısına oturup ağlamış. Ne yapacağını bilememiş. Sonra elindeki kutuya bakmış. "Belki bu kutunun içinde bana yol gösterecek bir şey vardır," diye düşünmüş ve prensesin uyarısını unutup kutunun kurdelesini çözmüş, kapağını açmış.

Kutunun içinden beyaz bir duman yükselmiş. Duman Urashima'nın yüzünü sarmış. Bir anda saçları ağarmış, yüzü buruşmuş, sırtı kamburlaşmış; Urashima Taro çok yaşlı bir adam olmuş. Kutunun içinde prenses onun yaşlılığını saklamış. Kutuyu açmasaymış genç kalacak ve belki bir gün Ejderha Sarayı'na dönebilecekmiş.

Urashima Taro deniz kıyısında oturup uzaklara, denizin derinliklerine baktı. Denizden hafif bir rüzgâr esiyordu ve dalgaların sesinde sanki Prenses Otohime'nin sesi duyuluyordu. Derler ki Urashima Taro'yu son gören köylüler onu kıyıda, denize bakarken huzurlu bir yüzle görmüşler; sonra bir sabah kıyıda sadece ayak izleri kalmış.

Bu masal bize şunu söyler: İyilik her zaman bir şekilde geri döner. Ama verilen bir sözü tutmak, özellikle de "açma" denilen bir şeyi açmamak çok önemlidir. Bir de şunu: Zaman çok değerlidir; sevdiklerimizle geçirdiğimiz anların kıymetini bilmeliyiz.

Masal burada bitti. İyi uykular.

Başka bir masal

Urashima Taro ve Deniz Kaplumbağası, Japon halk masalı kaynaklı bir çocuk masalıdır; 5-10 yaş çocuklar için uygundur ve yaklaşık 5 dakikada okunur. Masal Merkezi'nde bu masalı ücretsiz okuyabilir, arka planda ninni ya da doğa sesi açabilir, favorilerinize ekleyebilirsiniz. Benzer masallar için Klasik Masallar kategorisine göz atın.

Üye ol, favorilerin ve okudukların her cihazda seninle gelsin.