Parmak Çocuk
Yedi kardeşin en küçüğü Parmak Çocuk, zekâsıyla hem kardeşlerini hem ailesini kurtarır.
Bir oduncu ile karısının yedi oğlu varmış. En küçüğü doğduğunda baş parmaktan büyük değilmiş; ona Parmak Çocuk demişler. Az konuşur, çok dinlermiş; bu yüzden kardeşleri onu aptal sanırmış. Oysa hepsinden akıllıymış.
Kıtlık yılı gelmiş. Bir gece oduncu ağlayarak karısına, "Yarın çocukları ormana bırakalım, gözümüzün önünde açlıktan ölmelerini izleyemem," demiş. Parmak Çocuk yatağın altından duymuş. Şafakta dereye gitmiş, ceplerini beyaz çakıl taşıyla doldurmuş. Ormana giderken taşları birer birer düşürmüş. Anne babaları onları bırakıp gidince kardeşleri ağlamış; Parmak Çocuk, "Korkmayın, beni izleyin," demiş. Taşlar ay ışığında parlamış, yedi kardeş eve dönmüş. Oduncu o sırada beklenmedik bir borç parası almıştı, çocukları görünce sevinçten ağlamış.
Ama para bitince aynı şey yine olmuş. Bu kez kapı kilitliymiş, Parmak Çocuk taş alamamış. Ekmeğini ufalayıp yola serpmiş; kuşlar yemiş. Yedi kardeş ormanda kaybolmuş. Gece olmuş, kurtlar ulumuş. Parmak Çocuk ağaca tırmanmış, uzakta bir ışık görmüş. Işığa gitmişler; bir kadın kapıyı açmış: "Zavallılar, burası bir devin evi, çocuk yer!" Ama dışarıda kurtlar vardı; kadın onları içeri alıp yatağın altına saklamış.
Dev gelmiş, burnunu çekmiş: "Taze insan kokusu alıyorum!" Çocukları bulmuş ama karısı, "Bu gece çok yedin, yarın pişiririm," diyerek onları ikna etmiş. Çocuklar devin yedi kızıyla aynı odada yatırılmış. Devin kızlarının başında altın taçlar varmış. Parmak Çocuk gece kalkmış, taçları kendi ve kardeşlerinin başına, kendi takkelerini de devin kızlarına takmış. Dev gece yarısı karanlıkta gelip başlara dokunmuş: "Taç, bunlar benim kızlarım," demiş ve takkelilere yönelmiş... Sabah olduğunda kendi kızlarına ne yaptığını görünce çılgına dönmüş.
Çocuklar çoktan kaçmıştı. Dev yedi fersahlık çizmelerini giymiş; her adımda dağları aşmış. Yorulup bir kayanın üstünde uyuyakalmış. Parmak Çocuk kardeşlerini eve göndermiş, kendisi sessizce devin çizmelerini çıkarıp giymiş. Çizmeler sihirliymiş, ayağına tam olmuş. Saraya koşmuş, krala ulak olmuş; yedi fersahlık çizmelerle bir günde haber taşıyıp bir kese altın kazanmış.
Eve döndüğünde ailesi bir daha hiç aç kalmamış. Kardeşleri artık ona "küçük" dememiş; "en büyüğümüz" demişler. Çünkü büyüklük boyla değil, akılla ölçülürmüş.
Masal burada bitti. İyi uykular.
Parmak Çocuk, Charles Perrault kaynaklı bir çocuk masalıdır; 5-10 yaş çocuklar için uygundur ve yaklaşık 3 dakikada okunur. Masal Merkezi'nde bu masalı ücretsiz okuyabilir, arka planda ninni ya da doğa sesi açabilir, favorilerinize ekleyebilirsiniz. Benzer masallar için Klasik Masallar kategorisine göz atın.
Üye ol, favorilerin ve okudukların her cihazda seninle gelsin.



