İçeriğe geç
Masal Merkezi
Keloğlan ile Altın Bülbül
Görseller semboliktir
Keloğlan masalı

Keloğlan ile Altın Bülbül

Hasta padişahı yalnızca altın bülbülün sesi iyileştirebilir; Keloğlan bülbülü kafese değil, gönlüne kazanarak getirir.

3 dakika 5-10 yaş 1 okunma
Read this tale in English
Okuma

Bir varmış bir yokmuş, bir ülkenin padişahı derin bir hüzne düşmüş. Ne yer, ne içer, ne güler olmuş. Hekimler çare bulamamış. Sonunda yaşlı bir hekim, "Padişahımızı ancak Altın Bülbül'ün sesi iyileştirir. Altın Bülbül, Gül Bahçeleri Ülkesi'nde yaşar," demiş. Padişahın üç oğlu bülbülü bulmak için yola çıkmış. Ama aylar geçmiş, hiçbiri dönmemiş.

Keloğlan sarayın bahçıvanının yamağıymış. Padişahın hüznünü görünce çok üzülmüş. Bahçıvan ustasına, "Usta, ben de gideyim," demiş. Usta ona bir gül fidanı vermiş: "Bunu yanına al. Bülbül gülü sever."

Keloğlan gül fidanını sırtına alıp yola düşmüş. Yolda fidanı her gün sulamış, gölgede tutmuş. Bir handa padişahın üç oğlunu görmüş; zar oynayıp borca girmişler, han sahibi onları bırakmıyormuş. Keloğlan ceplerindeki son paralarla şehzadelerin borcunu ödemiş. Şehzadeler teşekkür etmişler ama içten içe Keloğlan'ı küçümsemişler.

Gül Bahçeleri Ülkesi'ne varınca Keloğlan rengârenk güllerin arasında altın tüyleri parıldayan, minicik bir bülbül görmüş. Bülbül bir dalda ötüyormuş; sesi öyle güzelmiş ki taşlar bile dinliyor gibiymiş. Keloğlan bülbülü yakalamak istememiş. Gül fidanını bülbülün dalının yanına dikmiş, sulamış, sonra oturup beklemiş.

Günlerce beklemiş. Her sabah fidanı sulamış, ona türküler söylemiş. Bir sabah fidanda bembeyaz bir gül açmış. Altın Bülbül gelip gülün dalına konmuş ve ötmeye başlamış. Keloğlan konuşmuş: "Altın Bülbül, uzak bir ülkede padişahımız hüzünden eriyip gidiyor. Senin sesin onu iyileştirebilir. Seni kafese koymayacağım. Gelirsen kendi isteğinle gel, ötünce de istediğin zaman dön."

Bülbül Keloğlan'a uzun uzun bakmış. "Benden önce gelenler hep kafesle geldi, ağ ile geldi. Sen gül ile geldin. Seninle geleceğim." Bülbül Keloğlan'ın omzuna konmuş, birlikte yola düşmüşler.

Yolda şehzadeler onlara yetişmiş. Bülbülü görünce kıskançlıkla, "Bülbülü biz bulduk diyelim," diye konuşmuşlar. Gece Keloğlan uyurken bülbülü almaya çalışmışlar, ama bülbül uçup bir ağaca konmuş. Şehzadeler eli boş kalmış. Sabah Keloğlan uyanınca bülbül yine omzuna konmuş.

Saraya varınca padişah yatağında soluk yatıyormuş. Bülbül pencerenin kenarına konmuş ve ötmeye başlamış. Sesi sarayın koridorlarında yankılanmış. Padişahın gözlerine ışık gelmiş, yanaklarına renk dolmuş. Bülbül yedi gün yedi gece ötmüş; yedinci gün padişah yatağından kalkıp bahçeye yürümüş, yıllar sonra ilk kez gülmüş.

Padişah Keloğlan'a, "Dile benden ne dilersen," demiş. Keloğlan, "Padişahım, bülbülü özgür bırakın, istediği zaman gelsin gitsin. Sarayın bahçesine de bir gül bahçesi yapalım," demiş. Padişah kabul etmiş. Keloğlan'ı sarayın baş bahçıvanı yapmış. Şehzadeler de yaptıklarından utanıp Keloğlan'dan özür dilemişler.

Altın Bülbül her bahar sarayın gül bahçesine gelir, sabahtan akşama kadar ötermiş. Padişah onu dinledikçe ülkeyi daha bir sevgiyle yönetirmiş. Gökten üç elma düşmüş: biri anlatana, biri dinleyene, biri de bülbülü kafesle değil gül ile kazanan Keloğlan'a.

Masal burada bitti. İyi uykular.

Başka bir masal

Keloğlan ile Altın Bülbül, Keloğlan masalı kaynaklı bir çocuk masalıdır; 5-10 yaş çocuklar için uygundur ve yaklaşık 3 dakikada okunur. Masal Merkezi'nde bu masalı ücretsiz okuyabilir, arka planda ninni ya da doğa sesi açabilir, favorilerinize ekleyebilirsiniz. Benzer masallar için Türk Halk Masalları kategorisine göz atın.

Üye ol, favorilerin ve okudukların her cihazda seninle gelsin.