İçeriğe geç
Masal Merkezi
Keloğlan ile Sihirli Sofra
Görseller semboliktir
Keloğlan masalı

Keloğlan ile Sihirli Sofra

Rüzgârın savurduğu unu geri isteyen Keloğlan'a rüzgâr bir sihirli sofra, bir altın yumurtlayan keçi ve bir sopa verir.

4 dakika 5-10 yaş 1 okunma
Read this tale in English
Okuma

Bir varmış bir yokmuş, Keloğlan bir gün anasının verdiği bir tepsi unu taşırken kocaman bir rüzgâr esmiş. Rüzgâr tepsideki bütün unu savurup götürmüş. Keloğlan kızmış: "Rüzgâr, benim unumu geri ver!" Ama rüzgâr esip gitmiş. Keloğlan da rüzgârın peşine düşmüş: "Rüzgârın evini bulup unumu isteyeceğim."

Az gitmiş uz gitmiş, dağlar aşmış, dereler geçmiş, sonunda dünyanın kıyısında, bulutların arasında rüzgârın evine varmış. Rüzgârın annesi kapıyı açmış: "Ne istersin evlat?" "Oğlunuz unumu aldı. Anam evde aç bekliyor." Rüzgârın annesi oğluna seslenmiş. Rüzgâr esneyerek gelmiş: "Unu geri veremem, dağıldı gitti. Ama sana bir sofra vereyim. 'Açıl sofram açıl' dersen dünyanın en güzel yemekleri gelir."

Keloğlan sofrayı alıp yola düşmüş. Akşam olunca bir hana uğramış. Hancı çok açgözlü biriymiş. Keloğlan odasında, "Açıl sofram açıl," deyince sofraya kebaplar, pilavlar, baklavalar dizilmiş. Hancı kapının aralığından görmüş. Gece Keloğlan uyurken sofrayı alıp yerine sıradan bir sofra bırakmış.

Keloğlan eve dönmüş, anasına, "Ana, bak ne getirdim!" deyip sofrayı sermiş: "Açıl sofram açıl!" Hiçbir şey olmamış. Keloğlan şaşırmış, yeniden rüzgârın evine gitmiş. Rüzgâr, "Bu sefer sana bir keçi vereyim. 'Silkin keçim silkin' dersen ağzından altın yumurtlar," demiş. Keloğlan yine aynı hana uğramış. Hancı yine görmüş, yine gece keçiyi sıradan bir keçiyle değiştirmiş.

Keloğlan eve gidip keçiye, "Silkin keçim silkin!" demiş. Keçi sadece melemiş. Keloğlan artık anlamış: "Bu iş hancının işi." Üçüncü kez rüzgârın evine gitmiş. Rüzgâr ona bir sopa vermiş: "Bu sopaya 'Kalk sopam kalk' dersen kim haksızlık yaptıysa onun üstüne gider, 'Dur sopam dur' diyene kadar durmaz. Bunu hancıya göster."

Keloğlan bu kez hana bilerek uğramış. Hancıya göz kırparak, "Bu sopa ötekilerden de değerlidir. Sakın kimse dokunmasın," demiş ve uyuyormuş gibi yapmış. Gece hancı sopayı almaya gelmiş. Tam elini uzatırken Keloğlan fısıldamış: "Kalk sopam kalk!" Sopa havaya kalkmış ve hancının peşine düşmüş. Hancı odadan odaya, avludan ahıra kaçmış; sopa hep peşindeymiş, hafif hafif sırtına vuruyormuş.

Hancı bağırmış: "Yeter! Ne istersen veririm! Sofran da keçin de bende!" Keloğlan, "Dur sopam dur," demiş. Hancı sofrayı ve keçiyi getirmiş. Keloğlan sofrayı açmış: yemekler gelmiş. Keçiye seslenmiş: altın yumurtalar dökülmüş. Hancı utançtan başını kaldıramamış.

Keloğlan hancıya demiş ki: "Senin hanına yorgun, aç yolcular uğrar. Onlardan çalacağına onlara bir tas çorba ver. Ben de her ay sana sofrayla bir ziyafet gönderirim, hanında kimse aç kalmasın." Hancı bu söze çok şaşırmış ve kabul etmiş. O günden sonra o hanın adı "Keloğlan Hanı" olmuş; yoksul yolcular orada parasız karın doyurur olmuş.

Keloğlan eve dönmüş, anası artık hiç aç kalmamış. Keçinin altın yumurtalarıyla köye bir çeşme yaptırmışlar. Sopayı ise kapının arkasına asmışlar; köyde bir haksızlık olunca muhtar, "Keloğlan'ın sopasını mı çağıralım?" dermiş, haksız olan hemen hatasını düzeltirmiş.

Gökten üç elma düşmüş: biri anlatana, biri dinleyene, biri de unu için rüzgârın evine kadar giden Keloğlan'a.

Masal burada bitti. İyi uykular.

Başka bir masal

Keloğlan ile Sihirli Sofra, Keloğlan masalı kaynaklı bir çocuk masalıdır; 5-10 yaş çocuklar için uygundur ve yaklaşık 4 dakikada okunur. Masal Merkezi'nde bu masalı ücretsiz okuyabilir, arka planda ninni ya da doğa sesi açabilir, favorilerinize ekleyebilirsiniz. Benzer masallar için Türk Halk Masalları kategorisine göz atın.

Üye ol, favorilerin ve okudukların her cihazda seninle gelsin.