İçeriğe geç
Masal Merkezi
Zümrüdüanka Kuşu
Görseller semboliktir
Anadolu halk masalı

Zümrüdüanka Kuşu

Padişahın küçük oğlu, yeraltı dünyasından çıkmak için Zümrüdüanka kuşunun sırtına biner.

6 dakika 5-10 yaş 3 okunma
Read this tale in English
Okuma

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bir padişahın sarayının bahçesinde bir elma ağacı varmış. Bu ağaç yılda bir kez çiçek açar, yılda bir kez de üç elma verirmiş. Ama her yıl elmalar olgunlaştığı gece biri gelip elmaları alıp götürüyormuş. Padişahın üç oğlu varmış. Padişah oğullarını çağırmış: "Bu yıl elmaları kim korursa, hırsızı kim bulursa tahtım onundur."

Büyük şehzade ilk gece nöbete durmuş, gece yarısı uyumuş. Sabah bir elma yokmuş. Ortanca şehzade ikinci gece durmuş, o da uyumuş; bir elma daha gitmiş. Üçüncü gece küçük şehzade nöbete durmuş. Uykusu gelmesin diye parmağını kesip üstüne tuz basmış. Gece yarısı gökten bir ses gelmiş ve kocaman bir dev eli ağaca uzanmış. Küçük şehzade kılıcını çekip ele vurmuş. Dev bağırarak elini çekmiş ve kanlar damlatarak kaçmış. Son elma ağaçta kalmış.

Sabah üç kardeş kan izlerini takip etmişler. İzler onları dağların arasındaki derin bir kuyunun başına getirmiş. Büyük kardeş, "Ben inerim," demiş. Beline ip bağlamışlar ama yarı yolda, "Yanıyorum, çekin!" diye bağırmış. Ortanca kardeş inmiş, o da yarıda, "Donuyorum, çekin!" demiş. Küçük şehzade, "Ben ne kadar bağırırsam bağırayım, beni çekmeyin, dibe kadar indirin," demiş. Kuyunun dibine inmiş.

Kuyunun dibinde bambaşka bir dünya varmış. Şehzade yürümüş, yürümüş ve bir köşke varmış. Köşkte ay parçası gibi üç kız varmış; bunlar devlerin tutsak ettiği padişah kızlarıymış. En küçükleri en güzeliymiş. Kızlar ona, "Devler şimdi uyuyor. Gözleri açıksa uykudadır, kapalıysa uyanıktır," demişler. Şehzade devlerin odasına girmiş. Yedi başlı devin gözleri açıkmış; demek uyuyormuş. Şehzade kılıcını çekip devle savaşmış. Dev uyanıp ona saldırmış ama şehzade bir vuruşta onu yenmiş. Dev, "Bir daha vur," demiş; ama kızlar şehzadeye önceden söylemişler: "Bir kez vur, ikinci kez vurma, yoksa dev yeniden dirilir." Şehzade, "Ben bir kez vururum," demiş ve dev bir daha kalkmamış. Öbür devleri de böyle yenmiş.

Şehzade üç kızı kuyunun dibine getirmiş, birer birer ipe bağlayıp yukarı göndermiş. En küçük kız, ona kendi parmağındaki yüzüğü vermiş: "Şehzadem, ağabeylerin sana ihanet ederse bu yüzük seni bana getirir." Gerçekten de en son kendisi ipe bağlanınca ağabeyleri kıskançlıktan ipi kesmişler. Şehzade kuyunun dibine düşmüş ve yeraltı dünyasında yalnız kalmış.

Şehzade yeraltı dünyasında dolaşırken bir ülkeye varmış. Bu ülkenin halkı çok üzgünmüş, çünkü ülkenin tek suyunu bir ejderha tutuyormuş. Ejderha her hafta bir genç kız istemeden suyu bırakmıyormuş. O hafta sıra padişahın kızına gelmiş. Şehzade ejderhanın yanına gitmiş, onunla savaşmış ve onu yenmiş. Su yeniden akmaya başlamış. Padişah sevinçten ağlamış: "Dile benden ne dilersen!" Şehzade, "Padişahım, beni yeryüzüne çıkarın," demiş. Padişah, "Bunu ancak Zümrüdüanka yapabilir," demiş.

Şehzade Zümrüdüanka'nın yuvasını aramaya çıkmış. Sonunda kocaman bir çınar ağacının dibine gelmiş. Ağacın tepesinde Zümrüdüanka'nın yuvası varmış ve yuvada yavrular ciyaklıyormuş. Ağacın gövdesinden kocaman bir yılan yuvaya doğru tırmanıyormuş. Şehzade yılanı görmüş, kılıcıyla onu parçalamış ve parçalarını yavrulara yem olarak vermiş. Sonra ağacın dibinde uyumuş.

Az sonra Zümrüdüanka yuvasına dönmüş. Her yıl yavrularını o yılan yiyormuş. Ağacın dibinde yatan şehzadeyi görünce yavrularını onun yediğini sanmış ve onu parçalamak istemiş. Ama yavrular ciyaklamış: "Anne, dokunma! O bizi yılandan kurtardı!" Zümrüdüanka kanatlarını açıp şehzadeyi güneşten korumuş. Şehzade uyanınca Zümrüdüanka ona demiş ki: "Dile benden ne dilersen." "Beni yeryüzüne çıkar," demiş şehzade.

Zümrüdüanka, "Seni çıkarırım," demiş, "ama bana kırk batman et ve kırk tulum su lazım. Ben 'gak' dedikçe et, 'guk' dedikçe su vereceksin." Şehzade padişaha gidip et ve suyu getirtmiş. Zümrüdüanka'nın sırtına binmiş ve kuş havalanmış. Kuş "gak" dedikçe şehzade et vermiş, "guk" dedikçe su vermiş. Yeryüzüne çok az kalmışken et bitmiş. Zümrüdüanka "gak" deyince şehzade hiç tereddüt etmeden kendi baldırından bir parça kesip kuşa vermiş. Kuş bunun insan eti olduğunu anlamış, dilinin altında saklamış.

Yeryüzüne varınca şehzade topallayarak inmiş. Zümrüdüanka, "Neden topallıyorsun?" diye sormuş. Şehzade baldırını göstermiş. Kuş saklı parçayı çıkarmış, yerine koymuş, kanadıyla sıvazlamış ve yara hemen iyileşmiş. Sonra şehzadeye üç tüyünü vermiş: "Başın sıkışınca birini yak, hemen yanına gelirim."

Şehzade kılık değiştirip şehrine gitmiş, bir kuyumcunun yanına çırak olmuş. O sırada ağabeyleri kızlarla evlenmek istemişler. Ama en küçük kız, "Bana bir altın sini, üstünde altın tavuk ve civcivler yapılmadan evlenmem," diye şart koymuş. Bunu kimse yapamamış. Şehzade tüylerden birini yakmış, Zümrüdüanka gelip ona altın siniyi getirmiş. Kuyumcu bu siniyi saraya götürmüş. Küçük kız siniyi görünce şehzadenin döndüğünü anlamış. Sonra kız, "Bir de yürüyen bir altın saray isterim," demiş. Şehzade ikinci tüyü yakmış ve saray da gelmiş.

Kız, "Bu siniyi ve sarayı yapanı görmek istiyorum," demiş. Şehzade huzura çıkınca kız onu tanımış ve elindeki yüzüğü göstermiş. Şehzade de padişaha başına gelenleri anlatmış. Padişah iki büyük oğlunu cezalandırmış, küçük oğlunu tahtına oturtmuş. Kırk gün kırk gece düğün yapılmış. Şehzade en küçük kızla, iki ablası da şehzadenin iki yakın dostuyla evlenmiş.

Son tüyü ise şehzade hiç yakmamış. Onu sarayın en yüksek kulesinde saklamış. Derler ki o tüy hâlâ oradaymış ve geceleri sarayı aydınlatırmış. Gökten üç elma düşmüş: biri anlatana, biri dinleyene, biri de canından bir parça vermeye bile hazır olan şehzadeye.

Masal burada bitti. İyi uykular.

Başka bir masal

Zümrüdüanka Kuşu, Anadolu halk masalı kaynaklı bir çocuk masalıdır; 5-10 yaş çocuklar için uygundur ve yaklaşık 6 dakikada okunur. Masal Merkezi'nde bu masalı ücretsiz okuyabilir, arka planda ninni ya da doğa sesi açabilir, favorilerinize ekleyebilirsiniz. Benzer masallar için Uyku Masalları kategorisine göz atın.

Üye ol, favorilerin ve okudukların her cihazda seninle gelsin.