İçeriğe geç
Masal Merkezi
Üç Küçük Domuz
Görseller semboliktir
İngiliz halk masalı

Üç Küçük Domuz

Samandan, tahtadan ve tuğladan ev yapan üç kardeş domuz ile üfleyip püfleyen kurt.

5 dakika 3-7 yaş 4 okunma
Read this tale in English
Okuma

Bir zamanlar yaşlı bir anne domuz varmış. Üç küçük domuz yavrusu varmış ama onlara bakacak kadar yiyeceği yokmuş. Bir gün yavrularını çağırıp demiş ki: "Çocuklarım, artık büyüdünüz. Dünyaya çıkıp kendi şansınızı aramanın vakti geldi. Her biriniz kendine sağlam bir ev yapsın ve kurt Bey'den sakının."

Birinci küçük domuz yola çıkmış ve bir demet saman taşıyan bir adamla karşılaşmış. "Lütfen bana o samanı verir misin? Kendime bir ev yapmak istiyorum," demiş. Adam samanı vermiş ve küçük domuz hemen samandan bir ev yapmış. Ev çabucak bitmiş ve küçük domuz bütün gün oynamaya gitmiş.

Çok geçmeden kurt gelmiş ve kapıyı çalmış: "Küçük domuz, küçük domuz, beni içeri al!" Küçük domuz cevap vermiş: "Hayır, hayır, çenemdeki kılların hatırı için asla!" Kurt, "O zaman üflerim, püflerim ve evini yıkarım!" demiş. Ve üflemiş, püflemiş, samandan evi yıkmış. Küçük domuz canını zor kurtarıp kardeşinin yanına kaçmış.

İkinci küçük domuz bir demet çalı çırpı taşıyan bir adamla karşılaşmış: "Lütfen bana o çalıları verir misin? Kendime bir ev yapmak istiyorum." Adam çalıları vermiş ve küçük domuz çalı çırpıdan bir ev yapmış. Bu ev samandan biraz daha sağlammış ama yine de çabucak bitmiş. Küçük domuz da oyuna gitmiş.

Kurt gelmiş: "Küçük domuz, küçük domuz, beni içeri al!" "Hayır, hayır, çenemdeki kılların hatırı için asla!" "O zaman üflerim, püflerim ve evini yıkarım!" Ve kurt üflemiş, püflemiş, yine üflemiş, püflemiş, sonunda çalı çırpı evi de yıkmış. İki küçük domuz koşa koşa en küçük kardeşlerinin yanına kaçmışlar.

Üçüncü küçük domuz bir araba dolusu tuğla taşıyan bir adamla karşılaşmış: "Lütfen bana o tuğlaları verir misin? Kendime bir ev yapmak istiyorum." Adam tuğlaları vermiş ve üçüncü küçük domuz tuğladan bir ev yapmaya başlamış. Bu çok uzun sürmüş; ağabeyleri ona gülmüşler, "Gel oynayalım," demişler. Ama o, "Önce evimi bitireceğim," demiş ve bütün gün çalışmış. Duvarlarını sağlam örmüş, bir de büyük bir baca yapmış.

Kurt tuğla evin kapısına gelmiş: "Küçük domuz, küçük domuz, beni içeri al!" "Hayır, hayır, çenemdeki kılların hatırı için asla!" "O zaman üflerim, püflerim ve evini yıkarım!" Kurt üflemiş, püflemiş, yine üflemiş, püflemiş, bir daha üflemiş, püflemiş, ama evi bir türlü yıkamamış. Tuğla ev yerinden kıpırdamamış bile.

Kurt evi yıkamayınca kurnazlık etmeye karar vermiş. "Küçük domuz," demiş tatlı bir sesle, "güzel bir şalgam tarlası biliyorum. Yarın sabah saat altıda birlikte gidelim mi?" "Olur," demiş küçük domuz. Ama ertesi sabah saat beşte kalkmış, tarlaya gidip şalgamları toplamış ve kurt gelmeden eve dönmüş. Kurt saat altıda gelince küçük domuz evinin içinden seslenmiş: "Ben şalgamları çoktan topladım, çorbam bile pişiyor!"

Kurt çok kızmış ama belli etmemiş: "Küçük domuz, güzel bir elma ağacı biliyorum. Yarın sabah saat beşte gidelim mi?" Küçük domuz ertesi sabah saat dörtte kalkmış ve elma ağacına gitmiş. Ama ağaç uzakmış ve elmaları toplarken kurt gelmiş. Küçük domuz ağacın tepesindeymiş, çok korkmuş. Ama aklını kullanmış: "Kurt Bey, sana da bir elma atayım, tadına bak!" Ve bir elmayı olabildiğince uzağa atmış. Kurt elmanın peşinden koşarken küçük domuz ağaçtan atlamış ve eve kaçmış.

Ertesi gün kurt yine gelmiş: "Küçük domuz, bu öğleden sonra kasabada panayır var. Birlikte gidelim mi?" Küçük domuz panayıra erkenden tek başına gitmiş ve bir yağ yayığı almış. Eve dönerken tepenin üstünden kurdun geldiğini görmüş. Korkudan yayığın içine saklanmış. Ama yayık devrilmiş ve küçük domuzla birlikte tepeden aşağı yuvarlanmaya başlamış. Kurt yuvarlanan, gürültü çıkaran bu şeyi görünce öyle korkmuş ki koşa koşa evine kaçmış.

Kurt sonunda öyle öfkelenmiş ki bacadan inip küçük domuzu yakalamaya karar vermiş. Damın üstüne çıkmış. Ama küçük domuz bunu duymuş; ocağı yakmış ve üstüne kocaman bir kazan su koymuş. Kurt bacadan aşağı kayınca tam kaynayan suyun içine düşmüş. Öyle bir bağırmış ki bacadan yeniden yukarı fırlamış, ormana kaçmış ve bir daha o tarafa hiç gelmemiş.

Küçük domuz iki ağabeyini de tuğla evine almış. Üçü birlikte uzun yıllar o sağlam evde mutlu yaşamışlar. Ağabeyleri de artık her işi aceleyle değil, sabırla ve sağlam yapmayı öğrenmişler.

Bu masal bize şunu söyler: Kolay olan her zaman doğru olan değildir. Sabırla ve emekle yapılan iş, en güçlü rüzgâra bile dayanır. Akıllı olan, tehlikeyi önceden düşünüp hazırlıklı olandır.

Masal burada bitti. İyi uykular.

Başka bir masal

Üç Küçük Domuz, İngiliz halk masalı kaynaklı bir çocuk masalıdır; 3-7 yaş çocuklar için uygundur ve yaklaşık 5 dakikada okunur. Masal Merkezi'nde bu masalı ücretsiz okuyabilir, arka planda ninni ya da doğa sesi açabilir, favorilerinize ekleyebilirsiniz. Benzer masallar için Uyku Masalları kategorisine göz atın.

Üye ol, favorilerin ve okudukların her cihazda seninle gelsin.