İçeriğe geç
Masal Merkezi
Dünya Güzeli
Görseller semboliktir
Anadolu halk masalı

Dünya Güzeli

Üvey anne, güzelliğini kıskandığı kızı ormana gönderir; kız kırk oda ve kırk haramiyle karşılaşır.

4 dakika 5-10 yaş 3 okunma
Read this tale in English
Okuma

Bir varmış bir yokmuş, bir zamanlar annesi ölmüş, çok güzel bir kız varmış. Babası yeniden evlenmiş. Üvey annesi kendi kızını güzel olsun diye süsler püslermiş ama üvey kızının güzelliğini kıskanırmış. Her sabah aynaya bakıp, "Ayna ayna, dünyanın en güzeli kim?" diye sorarmış. Ayna da, "Sen güzelsin ama üvey kızın Dünya Güzeli," dermiş. Üvey anne bunu duydukça öfkeden kudurmuş.

Bir gün kocası sefere çıkınca üvey anne kızı ormana götürmüş ve orada bırakmış. Kız ormanda yürümüş, yürümüş ve sonunda kocaman bir konağa varmış. Konağın kapısı açıkmış. İçeri girmiş; konağın kırk odası varmış. Her oda temiz, düzenli ama kimse yokmuş. Mutfakta kırk tabak, kırk kaşık varmış. Kız çok acıkmış ama yemekleri yemeye utanmış. Önce evi süpürmüş, yemekleri pişirmiş, sonra bir köşeye saklanmış.

Akşam olunca konağa kırk kardeş gelmiş. Bunlar avcılıkla geçinen kırk yiğit kardeşmiş. Evi temiz, yemekleri pişmiş görünce şaşırmışlar. "Bunu kim yaptı?" diye bağırmışlar. Kız saklandığı yerden çıkmış ve başına gelenleri anlatmış. Kırk kardeş ona, "Sen bizim kız kardeşimiz ol. Bu evde kal, biz de seni koruyalım," demişler. Kız kırk kardeşin yanında kalmış; onlar ava gidince evi temizlemiş, yemeklerini pişirmiş. Kırk kardeş de ona canları gibi bakmışlar.

Bir gün üvey anne yine aynaya sormuş: "Ayna ayna, dünyanın en güzeli kim?" Ayna cevap vermiş: "Sen güzelsin ama ormandaki kırk kardeşin konağında yaşayan Dünya Güzeli senden güzel." Üvey anne kızın ölmediğini öğrenince çok öfkelenmiş. Bir cadıyı çağırıp ona altın vermiş: "Git, o kızın işini bitir."

Cadı bir satıcı kılığına girip konağa gelmiş. Kırk kardeş avdaymış. Cadı kıza güzel bir yüzük göstermiş. Kız yüzüğü almış ve parmağına takmış. Yüzük parmağına değer değmez kız derin bir uykuya dalmış ve yere yığılmış. Cadı gülerek uzaklaşmış.

Akşam kırk kardeş eve dönünce kız kardeşlerini yerde, ölü gibi yatarken bulmuşlar. Ağlamışlar, sızlamışlar. Onu toprağa vermeye kıyamamışlar. Altından bir sandık yaptırmışlar, kızı içine yatırmışlar ve sandığı bir ağacın dalına asmışlar. Her gün gelip ona bakıp ağlamışlar.

Bir gün o ülkenin padişahının oğlu ava çıkmış. Ormanda dolaşırken ağacın dalına asılı altın sandığı görmüş. Sandığı indirtip açmış. İçinde uyuyan güzel kızı görünce ona hemen âşık olmuş. Kırk kardeşi bulmuş ve onlardan sandığı istemiş. Kırk kardeş önce vermek istememişler ama şehzadenin ne kadar üzgün olduğunu görünce, "Onu kendi gözün gibi koruyacaksan al," demişler.

Şehzade sandığı saraya getirmiş, kızı bir odaya yatırmış ve her gün başında beklemiş. Bir gün şehzadenin annesi kızı yıkamak isteyince onun parmağındaki yüzüğü fark etmiş. Yüzüğü çıkarmış ve kız hemen gözlerini açıp derin bir nefes almış. "Ben neredeyim?" diye sormuş. Şehzade sevinçten ağlamış ve ona her şeyi anlatmış.

Kız da şehzadeye kendi hikâyesini anlatmış. Şehzade kızın babasını bulmuş; babası seferden dönmüş, kızını ölmüş sanıyormuş. Kızını sağ salim görünce sevinçten ağlamış ve üvey annenin yaptıklarını öğrenince onu evinden kovmuş. Kötü kalpli üvey anne ve cadı ülkeden uzaklaştırılmış.

Şehzade ile Dünya Güzeli'nin düğünü kırk gün kırk gece sürmüş. Kırk kardeş de düğüne gelmiş, Dünya Güzeli'nin yanında oturmuşlar. Dünya Güzeli onları hiç unutmamış; her yıl onların konağına gidip onlara yemek pişirmiş. Gökten üç elma düşmüş: biri anlatana, biri dinleyene, biri de iyi kalpli Dünya Güzeli'ne.

Masal burada bitti. İyi uykular.

Başka bir masal

Dünya Güzeli, Anadolu halk masalı kaynaklı bir çocuk masalıdır; 5-10 yaş çocuklar için uygundur ve yaklaşık 4 dakikada okunur. Masal Merkezi'nde bu masalı ücretsiz okuyabilir, arka planda ninni ya da doğa sesi açabilir, favorilerinize ekleyebilirsiniz. Benzer masallar için Türk Halk Masalları kategorisine göz atın.

Üye ol, favorilerin ve okudukların her cihazda seninle gelsin.