Halife Ömer ve Un Çuvalı
Halife Hz. Ömer, bir gece aç çocukları görür ve un çuvalını kendi sırtında taşır.
Hz. Ömer, Müslümanların halifesi, yani yöneticisiymiş. Çok güçlü bir devleti yönetirmiş ama sade bir hayat yaşarmış. Geceleri kılık değiştirip şehrin sokaklarında dolaşır, insanların bir derdi var mı diye bakarmış.
Bir gece yine yanında bir arkadaşıyla dolaşırken şehrin dışında küçük bir çadır görmüş. Çadırın önünde bir kadın ocakta bir tencere kaynatıyormuş. Çadırın içinden çocukların ağlama sesleri geliyormuş. Hz. Ömer yaklaşmış: "Selam olsun. Çocuklar neden ağlıyor?"
Kadın, "Açlar," demiş. "Tencerede sadece su kaynatıyorum. Onlar yemek pişiyor sanıp beklerken uyusunlar diye." Sonra iç çekmiş: "Halife Ömer'in bizden haberi yok."
Hz. Ömer'in gözleri dolmuş. Hiçbir şey söylemeden hızla şehre dönmüş. Devletin ambarından bir çuval un ve bir kap yağ almış. Arkadaşı, "Ver, ben taşıyayım," demiş. Hz. Ömer, "Kıyamet günü benim yükümü sen mi taşıyacaksın? Bu benim görevim," demiş ve çuvalı kendi sırtına almış.
Çadıra varınca un ile yağı kadına vermiş. Kendisi ateşi üflemiş, yemeği karıştırmış. Duman sakalına doluyormuş ama aldırmamış. Yemek pişince çocuklara kendi eliyle vermiş. Çocuklar doyunca gülmeye, oynamaya başlamışlar. Hz. Ömer onların gülüşünü izlemiş ve ancak ondan sonra ayrılmış.
Kadın arkasından, "Allah senden razı olsun," demiş. "Halifeliğe Ömer'den sen daha layıksın." Kadın, onun Ömer olduğunu bilmiyormuş. Hz. Ömer sadece gülümsemiş.
Bu hikâye bize şunu anlatır: Gerçek büyüklük, başkalarının derdini kendi derdi bilmektir. Yardım ederken övülmeyi beklemeyiz. Ve bir çocuğun gülüşü, en büyük ödüldür.
Masal burada bitti. İyi uykular.
Halife Ömer ve Un Çuvalı, İslam tarihinden kaynaklı bir çocuk masalıdır; 5-11 yaş çocuklar için uygundur ve yaklaşık 2 dakikada okunur. Masal Merkezi'nde bu masalı ücretsiz okuyabilir, arka planda ninni ya da doğa sesi açabilir, favorilerinize ekleyebilirsiniz. Benzer masallar için Dini Hikâyeler kategorisine göz atın.
Üye ol, favorilerin ve okudukların her cihazda seninle gelsin.