İçeriğe geç
Masal Merkezi
Keloğlan ile Altın Saçlı Kız
Görseller semboliktir
Keloğlan masalı

Keloğlan ile Altın Saçlı Kız

Keloğlan, altın saçlı kızı kaçıran cadıyı yenmek için kırk gün yol gider.

3 dakika 5-10 yaş 0 okunma
Read this tale in English
Okuma

Evvel zaman içinde, padişahın sarayında altın saçlı bir kız varmış. Saçları güneşte ışıl ışıl parlar, geceleri bile odasını aydınlatırmış. Bir gece sarayın penceresinden kara bir duman girmiş; duman bir cadıya dönüşmüş, kızı alıp yedi dağın ardındaki şatosuna götürmüş. Cadı kızın saçlarından altın iplik eğirip zengin olmak istiyormuş.

Padişahın kederi büyük olmuş. "Kızımı kim getirirse onunla evlendireceğim," diye ilan ettirmiş. Şehzadeler, pehlivanlar yola düşmüş ama hiçbiri geri dönememiş. Bu haber Keloğlan'ın köyüne de ulaşmış. Keloğlan anasından izin almış; anası ona bir tarak, bir ayna, bir de bir tutam tuz vermiş: "Yolda başın sıkışırsa bunları kullan."

Keloğlan yürümüş yürümüş, bir pınarın başında ak sakallı bir dedeye rastlamış. Dede, "Evlat, nereye böyle?" diye sormuş. Keloğlan derdini anlatmış. Dede, "Cadının şatosuna giden yol kırk gündür. Yolda üç sınav var. Birinde merhamet, birinde sabır, birinde cesaret isteyecek," demiş ve ona yol göstermiş.

Yolun onuncu gününde Keloğlan bir kurt yavrusunun kapana kısıldığını görmüş. Kurdun annesi yanında uluyormuş. Keloğlan korkmadan yaklaşmış, kapanı açmış. Anne kurt ona bakmış, sonra yolun önüne düşüp ona kestirme bir patika göstermiş. Bu merhametin sınavıymış.

Yirminci gün Keloğlan bir çölün kıyısına varmış. Çölü geçmek için yedi gün yedi gece yürümek gerekiyormuş, suyu da azmış. Her gün bir yudum içmiş, şikâyet etmemiş. Yolda susuz bir yolcuya da bir yudumunu vermiş. Sonunda çölün ortasında bir vaha bulmuş. Bu sabrın sınavıymış.

Otuzuncu gün dev bir kartalın yuvasının bulunduğu dağa gelmiş. Kartal kimseyi geçirmezmiş. Keloğlan kartalın yavrularının bir yılandan korktuğunu görmüş; yılanı sopasıyla uzaklaştırmış. Kartal onu sırtına almış ve cadının şatosunun önüne bırakmış. Bu da cesaretin sınavıymış.

Keloğlan şatoya gizlice girmiş. Altın saçlı kız bir odada çıkrık başında ağlıyormuş. "Seni kurtarmaya geldim," demiş Keloğlan. Kız, "Cadı uyanırsa ikimizi de taşa çevirir," demiş. Keloğlan, "Korkma, anamın verdiği şeyler var," demiş. Kızın elinden tutup kaçmaya başlamışlar.

Cadı uyanmış, süpürgesine binip peşlerine düşmüş. Keloğlan önce tarağı arkaya atmış; tarak sık bir orman olmuş. Cadı ormanı aşana kadar onlar epey uzaklaşmış. Sonra aynayı atmış; ayna kocaman bir göl olmuş. Cadı gölü dolaşırken onlar dağları aşmış. Cadı yine yetişince Keloğlan tuzu atmış; tuz göğe kadar yükselen bembeyaz bir dağ olmuş. Cadı tuz dağına tırmanmaya çalışmış, kaymış, düşmüş ve bir daha toparlanamamış. Kara bir dumana dönüşüp rüzgârla dağılmış.

Kurt anne, kartal ve vahadaki yolcu Keloğlan'ın dönüş yolunda ona yardım etmiş. Kırk gün sonra sarayın kapısına vardıklarında padişah kızını görünce sevinçten ağlamış. Kırk gün kırk gece düğün yapılmış. Keloğlan anasını saraya getirmiş, kızın altın saçlarından tek bir tel bile satılmamış; çünkü Keloğlan, "Güzellik satılmaz, korunur," demiş.

Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine. Gökten üç elma düşmüş: biri anlatana, biri dinleyene, biri de merhametli, sabırlı ve cesur Keloğlan'a.

Masal burada bitti. İyi uykular.

Başka bir masal

Keloğlan ile Altın Saçlı Kız, Keloğlan masalı kaynaklı bir çocuk masalıdır; 5-10 yaş çocuklar için uygundur ve yaklaşık 3 dakikada okunur. Masal Merkezi'nde bu masalı ücretsiz okuyabilir, arka planda ninni ya da doğa sesi açabilir, favorilerinize ekleyebilirsiniz. Benzer masallar için Türk Halk Masalları kategorisine göz atın.

Üye ol, favorilerin ve okudukların her cihazda seninle gelsin.