İçeriğe geç
Masal Merkezi
Keloğlan ile Dev
Görseller semboliktir
Keloğlan masalı

Keloğlan ile Dev

Ormanın devi Keloğlan ile güç yarışına girer; Keloğlan taş yerine peynir sıkar, taş yerine kuş atar ve devi korkutup kaçırır.

4 dakika 4-9 yaş 0 okunma
Read this tale in English
Okuma

Evvel zaman içinde bir köyün yukarısında sık bir orman varmış. Ormanın derinliklerinde bir dev yaşarmış. Dev öyle büyükmüş ki adım attığında yer sarsılır, aksırdığında ağaçların yaprakları dökülürmüş. Köylüler ormana odun toplamaya gidemez olmuşlar. Kış yaklaşıyormuş, evlerde yakacak bitmiş.

Keloğlan bir sabah anasına, "Ana, ben ormana gidip odun getireceğim," demiş. Anası korkmuş: "Oğul, dev seni yer!" Keloğlan, "Yemez ana, ben onun dişine göre değilim," deyip heybesine bir topak taze peynir koymuş, baltasını omzuna alıp yola düşmüş.

Ormanda odun kesmeye başlar başlamaz yer gümbür gümbür sallanmış. Dev ağaçların arasından çıkmış: "Kim o benim ormanımda balta sallayan? Seni bir lokmada yutarım!" Keloğlan hiç istifini bozmamış: "Dur bakalım dev efendi. Beni yutmadan önce gücümü bir dene. Belki ben senden güçlüyümdür."

Dev kahkaha atmış. Yerden bir taş almış, avucunda sıkmış; taş un ufak olmuş. "Hadi sen de yap bakalım!" Keloğlan heybesinden gizlice peyniri çıkarmış, taş gibi tutmuş, sıkmış; peynirin suyu parmaklarının arasından şıpır şıpır akmış. "Sen taşı ufaladın, ben taştan su çıkardım," demiş. Dev şaşırmış.

Dev bir taş daha almış, havaya atmış; taş öyle yükselmiş ki bir süre sonra düşmüş. Keloğlan'ın heybesinde, ormana gelirken yolda bulup kanadını sardığı bir serçe varmış; serçe iyileşmiş, uçmaya hazırmış. Keloğlan serçeyi taş gibi avucuna alıp havaya atmış. Serçe uçmuş uçmuş, bir daha düşmemiş. "Senin taşın düştü, benimki hâlâ gidiyor," demiş Keloğlan. Devin ağzı açık kalmış.

Dev biraz korkmuş ama belli etmemiş. "Gel bizim mağarada misafir ol," demiş, içinden de, "Gece uyurken işini bitiririm," diye düşünmüş. Keloğlan bunu anlamış. Mağarada devin karısı ona kocaman bir kazan çorba koymuş. Keloğlan gizlice çorbayı göğsündeki deri torbaya akıtmış; dev onu bir oturuşta kazanı bitirdi sanmış.

Gece olunca Keloğlan yatağına bir kütük koyup üstünü örtmüş, kendisi köşeye saklanmış. Gece yarısı dev gelip demir sopasıyla yatağa bir vurmuş. Kütük ikiye ayrılmış. Dev, "İşi bitti," diyerek yatmış. Sabah olunca Keloğlan esneyerek kalkmış: "Dev efendi, gece bir sinek konup beni rahatsız etti, biraz kaşındım." Dev dehşete düşmüş: "Demir sopam ona sinek gibi geldi!"

Dev artık Keloğlan'dan kurtulmanın yolunu aramış. "Sana bir kese altın vereyim, git, bir daha da gelme," demiş. Keloğlan, "Altını ben taşımam, sen taşı," demiş. Dev altın kesesini sırtına alıp Keloğlan'ı köye kadar götürmüş. Köye yaklaşınca köyün çocukları onları görüp bağırmışlar: "Keloğlan devi yakalamış! Keloğlan devi getiriyor!"

Dev bunu duyunca öyle korkmuş ki keseyi yere atıp ormanın da ötesine, yedi dağın ardına kaçmış. Bir daha da o taraflarda görünmemiş.

Keloğlan altınlarla köye bir değirmen, bir de köprü yaptırmış. Köylüler artık gönül rahatlığıyla ormana gidip odun toplamışlar. O kış bütün ocaklar yanmış. Akşamları ocak başında çocuklar sormuş: "Keloğlan, devden korkmadın mı?" Keloğlan gülmüş: "Kocaman bir gövdenin içinde bazen korkak bir yürek vardır. Akıl ise boyla ölçülmez."

Gökten üç elma düşmüş: biri anlatana, biri dinleyene, biri de devi peynirle yenen Keloğlan'a.

Masal burada bitti. İyi uykular.

Başka bir masal

Keloğlan ile Dev, Keloğlan masalı kaynaklı bir çocuk masalıdır; 4-9 yaş çocuklar için uygundur ve yaklaşık 4 dakikada okunur. Masal Merkezi'nde bu masalı ücretsiz okuyabilir, arka planda ninni ya da doğa sesi açabilir, favorilerinize ekleyebilirsiniz. Benzer masallar için Türk Halk Masalları kategorisine göz atın.

Üye ol, favorilerin ve okudukların her cihazda seninle gelsin.