Keloğlan ile Güvercin Peri
Gölde yıkanan üç güvercin peri kızından birinin tüylü kaftanını saklayan Keloğlan, onun gönlünü sabırla kazanır.
Bir varmış bir yokmuş, Keloğlan bir zengin ağanın bahçesinde bahçıvanlık yaparmış. Bahçenin ortasında berrak bir havuz varmış. Bir sabah ağa havuzun kenarındaki çiçeklerin ezildiğini görmüş: "Keloğlan, geceleri birisi bahçeme giriyor. Bu gece bekle, kim olduğunu bul."
Keloğlan o gece sazların arasına saklanmış. Gece yarısı gökyüzünden üç beyaz güvercin süzülmüş, havuzun kenarına konmuş. Güvercinler silkinmiş, tüylü kaftanlarını çıkarmışlar; içlerinden ay gibi parlayan üç peri kızı çıkmış. Kızlar havuza girip gülüşerek yıkanmışlar. En küçükleri o kadar güzelmiş ki Keloğlan gözlerini ondan alamamış.
Keloğlan sessizce yaklaşmış ve en küçük kızın tüylü kaftanını alıp koynuna saklamış. Sabaha karşı kızlar sudan çıkmış. İki büyük kız kaftanlarını giyip güvercin olmuş, uçup gitmiş. En küçük kız kaftanını bulamamış, ağlamaya başlamış. Keloğlan sazların arasından çıkmış: "Ağlama, kaftanın bende."
Peri kızı yalvarmış: "Ver kaftanımı, babam Peri Padişahı beni bekliyor." Keloğlan, "Seni çok beğendim. Benimle kal, kaftanını sana bir gün geri vereceğim," demiş. Kız mecburen kalmış. Keloğlan onu anasının evine götürmüş. Anası kızı kendi kızı gibi sevmiş, ona yün eğirmeyi, ekmek pişirmeyi göstermiş. Peri kızı da onlara peri ülkesinin şarkılarını öğretmiş.
Ama Keloğlan peri kızının her akşam pencereden göğe baktığını, uzaklara özlemle daldığını görüyormuş. Bir gün anası ona demiş ki: "Oğul, zorla tutulan kuş kafeste mutlu olmaz. Ona kaftanını ver. Seni gerçekten severse geri gelir." Keloğlan çok üzülmüş ama anasının haklı olduğunu bilmiş.
O gece kaftanı sandıktan çıkarıp peri kızına uzatmış: "Al, özgürsün. Seni zorla tuttuğum için özür dilerim." Peri kızının gözleri dolmuş. Kaftanını giymiş, güvercin olmuş, pencereden uçup gitmiş. Keloğlan sabaha kadar ağlamış.
Günler geçmiş. Bir sabah Keloğlan'ın penceresine beyaz bir güvercin konmuş. Gagasında bir tüy varmış. Güvercin konuşmuş: "Keloğlan, babam seni görmek istiyor. Bu tüyü yak, sana yol gösterecek." Keloğlan tüyü yakınca tüyün dumanı onu yedi dağın ardındaki peri ülkesine götürmüş.
Peri Padişahı Keloğlan'ı sınamak istemiş. "Kızımı istiyorsan üç işimi yapacaksın. Kırk günlük yolu bir günde gideceksin, ormandaki bütün ağaçların yapraklarını sayacaksın, bir de kızımı kırk özdeş kızın arasından tanıyacaksın." Peri kızı gizlice Keloğlan'a yardım etmiş: Kırk günlük yolu gitmek için ona rüzgâr atını vermiş, yaprakları saymak için kuşları çağırmış. Son sınavda kırk kız sıra sıra dizilmiş; hepsi aynı elbiseli, aynı yüzlüymüş. Keloğlan kızların ellerine bakmış. Birinin parmağında anasının öğrettiği yün eğirmekten kalma küçük bir nasır varmış. "İşte bu," demiş.
Peri Padişahı gülümsemiş: "Kızımı zorla tutmadın, özgür bıraktın. Bu yüzden onu sana veriyorum." Kırk gün kırk gece düğün olmuş. Keloğlan ile peri kızı yarı yıl anasının köyünde, yarı yıl peri ülkesinde yaşamışlar. Her bahar köyün havuzuna üç beyaz güvercin konar, köyün çocukları onları görünce, "Keloğlan'ın akrabaları geldi!" diye bağırırmış.
Bu masal bize şunu söyler: Sevgi zorla tutulmaz. Özgür bırakılan kalp, kendi isteğiyle geri döner. Gökten üç elma düşmüş: biri anlatana, biri dinleyene, biri de güvercin periye.
Masal burada bitti. İyi uykular.
Keloğlan ile Güvercin Peri, Keloğlan masalı kaynaklı bir çocuk masalıdır; 6-11 yaş çocuklar için uygundur ve yaklaşık 4 dakikada okunur. Masal Merkezi'nde bu masalı ücretsiz okuyabilir, arka planda ninni ya da doğa sesi açabilir, favorilerinize ekleyebilirsiniz. Benzer masallar için Türk Halk Masalları kategorisine göz atın.
Üye ol, favorilerin ve okudukların her cihazda seninle gelsin.

