İçeriğe geç
Masal Merkezi
Keloğlan ile Hayat Suyu
Görseller semboliktir
Keloğlan masalı

Keloğlan ile Hayat Suyu

Hasta anası için ölümsüzlük pınarından hayat suyu getirmeye giden Keloğlan, yolda tanıştığı herkese yardım eder.

3 dakika 6-11 yaş 3 okunma
Read this tale in English
Okuma

Evvel zaman içinde Keloğlan'ın anası çok hastalanmış. Köyün hekimi gelip bakmış, başını sallamış: "Bu hastalığın ilacı yok. Ancak dünyanın öbür ucunda, birbirine çarpan iki dağın arasındaki Hayat Pınarı'nın suyu iyileştirir. Ama oraya giden geri dönmemiş." Keloğlan bir an bile düşünmemiş, gümüş bir testi alıp yola çıkmış.

İlk gün yolda bir ırmağın kenarında ağlayan bir balıkçıya rastlamış. Balıkçının ağı yırtılmış, çocukları açmış. Keloğlan oturup sabaha kadar balıkçıyla ağı onarmış. Balıkçı, "Sana bir yol göstereyim," demiş, "Hayat Pınarı'na giden yol, ay doğarken gölgesi en uzun düşen kayanın yönündedir."

Yedinci gün bir köye varmış; köyün kuyusu zehirlenmiş, insanlar hasta düşmüş. Kuyunun dibinde ölü bir yılan varmış. Keloğlan kuyuya inip yılanı çıkarmış, kuyuyu temizlemiş. Köylüler ona bir kuş tüyü vermiş: "Bu tüy Simurg'un tüyüdür. Rüzgâr ters eserse yak."

Kırkıncı gün bir çölü geçerken susuzluktan bitkin düşmüş bir ceylan görmüş. Keloğlan testisinin dibindeki son yudum suyu ceylana içirmiş. Ceylan dirilmiş ve konuşmuş: "Ben pınarın bekçisinin kızıyım. Dağlar her gece yarısı bir kez açılır, tam bir göz kırpımı kadar. O anda geçemeyen dağların arasında kalır. Ben sana zamanı haber vereceğim."

Sonunda Keloğlan birbirine çarpan iki dağın önüne varmış. Dağlar gümbür gümbür birbirine vuruyor, aralarından kıvılcımlar fışkırıyormuş. Gece yarısı ceylan, "Şimdi!" diye bağırmış. Dağlar açılmış, Keloğlan bütün gücüyle koşup aradan geçmiş. Arkasında dağlar yeniden kapanmış ama çarığının topuğu bile ezilmemiş.

Dağların arasında küçük, ışıl ışıl bir pınar varmış. Suyu ay ışığı gibi parlıyormuş. Pınarın başında yaşlı bir bekçi oturuyormuş. "Buraya kadar gelen herkes ölümsüzlük için su içmek ister. Sen de içmek ister misin?" demiş. Keloğlan, "Hayır," demiş, "ben anamı iyileştirmek için geldim. Testimi doldurursam yeter." Bekçi gülümsemiş: "Kendin için değil, başkası için gelen pınarın suyunu bulur." Testiyi doldurmuş.

Dönüş yolunda dağların açılmasını beklemek gerekiyormuş, ama ceylan yanında değilmiş. Keloğlan Simurg'un tüyünü yakmış. Bir anda kocaman bir kuş inmiş, Keloğlan'ı sırtına alıp dağların üstünden uçurmuş. Simurg onu çölün, köyün, ırmağın üstünden geçirip köyünün kapısına bırakmış.

Keloğlan eve koşmuş. Anası yatağında soluk soluğa yatıyormuş. Keloğlan testideki sudan anasının dudaklarına birkaç damla dökmüş. Anası gözlerini açmış, yanaklarına renk gelmiş, doğrulup oturmuş. "Oğul, rüyamda bir ceylan, bir kuş, bir balıkçı gördüm. Hepsi seni anlattı."

Testide hâlâ su varmış. Keloğlan o suyla köyün bütün hastalarını iyileştirmiş. Son damlayı da köyün ortasındaki kurumuş çınar ağacının köküne dökmüş; çınar yeşermiş, bugün hâlâ köyün meydanında gölge verirmiş.

Gökten üç elma düşmüş: biri anlatana, biri dinleyene, biri de ölümsüzlüğü değil anasını seçen Keloğlan'a.

Masal burada bitti. İyi uykular.

Başka bir masal

Keloğlan ile Hayat Suyu, Keloğlan masalı kaynaklı bir çocuk masalıdır; 6-11 yaş çocuklar için uygundur ve yaklaşık 3 dakikada okunur. Masal Merkezi'nde bu masalı ücretsiz okuyabilir, arka planda ninni ya da doğa sesi açabilir, favorilerinize ekleyebilirsiniz. Benzer masallar için Türk Halk Masalları kategorisine göz atın.

Üye ol, favorilerin ve okudukların her cihazda seninle gelsin.