İçeriğe geç
Masal Merkezi
Keloğlan ile Yedi Başlı Yalan
Görseller semboliktir
Keloğlan masalı

Keloğlan ile Yedi Başlı Yalan

Altın vermemek için her yalana "doğru" diyen padişahı, Keloğlan öyle bir hikâyeyle şaşırtır ki padişah "yalan!" diye bağırır.

4 dakika 5-10 yaş 0 okunma
Read this tale in English
Okuma

Bir varmış bir yokmuş, bir zamanlar yalan dinlemekten çok hoşlanan bir padişah varmış. Sarayda canı sıkıldıkça, "Bana öyle bir yalan söyleyin ki ağzım açık kalsın," dermiş. Bir gün tellallar çıkartmış: "Padişahımıza en büyük yalanı söyleyen bir kese altın alacak! Ama şart şu: Padişah yalanı dinlerken 'Bu yalan!' derse altını yalancı alır. 'Doğru' derse ödül yok, söyleyenin kulağı çekilir."

Ülkenin dört bir yanından yalancılar gelmiş. Biri, "Padişahım, benim tavuğum bir günde yüz yumurta yumurtladı," demiş. Padişah gülmüş: "Olabilir, benim tavuklarım da çalışkan." Biri, "Benim eşeğim uçar," demiş. Padişah, "Benim de bir eşeğim vardı, o da uçardı," demiş. Padişah hiçbirine "yalan" dememiş, hepsinin kulağını çektirmiş. Çünkü padişah kurnazmış; altınları vermemek için her yalana "doğru" diyormuş.

Bu haber Keloğlan'a da gelmiş. Keloğlan saraya gelmiş, eğilip selam vermiş: "Padişahım, ben size yalan söylemeye gelmedim. Bir başımdan geçeni anlatacağım." Padişah keyiflenmiş: "Anlat bakalım kel oğlan."

"Padişahım, geçen yaz bir pire bulmuştum. Pire o kadar büyüktü ki onu kesip derisinden kırk çift çizme yaptım." Padişah gülmüş: "Doğru, benim ülkemde pireler büyük olur." Keloğlan devam etmiş: "Çizmeleri satıp bir tohum aldım. Tohumu ektim, öyle bir ağaç büyüdü ki dalları göğe değdi. Ağaca tırmandım, gökyüzüne çıktım." Padişah, "Doğru, doğru," demiş, "gökyüzüne çıkan çok olmuştur."

"Gökyüzünde meleklerin harmanı vardı padişahım. Bana bir avuç buğday verdiler. Ben aşağı inmek isterken ağaç kurumuş! Buğdaydan bir ip ördüm, ip kısa geldi. Ucunu kesip başına ekledim, yine kısa geldi. Kesip kesip ekleye ekleye sonunda yere indim." Padişah kıkırdamış: "Doğru, ipler öyle uzatılır."

"Sonra padişahım, yere inince bir de baktım, yolumun üstünde bir kuyu. Kuyunun dibinde bir saray, sarayda da sizin rahmetli babanız oturuyor. Babanız bana dedi ki: 'Evlat, benim oğlum padişah olunca yukarıdaki dünyaya dönersen ona söyle. Yıllar önce Keloğlan'ın dedesinden kırk kese altın borç almıştım. Oğlum o borcu ödesin.'"

Padişah birden yerinden fırlamış: "Yalan! Bu düpedüz yalan! Babam kimseden borç almaz!" Saray halkı kahkahalarla gülmüş. Keloğlan eğilip selam vermiş: "Padişahım, 'yalan' dediniz. Şart gereği bir kese altın benim."

Padişah durumu anlamış. Eğer "doğru" dese kırk kese altın borcu kabul etmiş olacakmış; "yalan" dediği için sadece bir kese altın verecekmiş. Önce bozulmuş, sonra kendini tutamayıp o da gülmüş. "Kel kerata! Beni kendi oyunumda yendin," demiş ve keseyi Keloğlan'a vermiş. Üstelik o güne kadar kulağı çekilenleri de çağırtmış, her birine birer altın vermiş.

Keloğlan altınlarla köyüne dönmüş; anasına bir inek, köyün çocuklarına da bir top almış. Anası sormuş: "Oğul, padişaha yalan mı söyledin?" Keloğlan gülmüş: "Ana, ben sadece padişahın oyununu ona geri anlattım. Hileyle oynanan oyunun sonunda hep bir kel çıkar."

Gökten üç elma düşmüş: biri anlatana, biri dinleyene, biri de yalanla değil akılla kazanan Keloğlan'a.

Masal burada bitti. İyi uykular.

Başka bir masal

Keloğlan ile Yedi Başlı Yalan, Keloğlan masalı kaynaklı bir çocuk masalıdır; 5-10 yaş çocuklar için uygundur ve yaklaşık 4 dakikada okunur. Masal Merkezi'nde bu masalı ücretsiz okuyabilir, arka planda ninni ya da doğa sesi açabilir, favorilerinize ekleyebilirsiniz. Benzer masallar için Türk Halk Masalları kategorisine göz atın.

Üye ol, favorilerin ve okudukların her cihazda seninle gelsin.