İçeriğe geç
Masal Merkezi
Keloğlan ile Konuşan Eşek
Görseller semboliktir
Keloğlan masalı

Keloğlan ile Konuşan Eşek

Keloğlan eşeğinin konuştuğunu söyler; köylüler görmeye gelir ve Keloğlan bir ders verir.

3 dakika 3-8 yaş 1 okunma
Read this tale in English
Okuma

Bir varmış bir yokmuş, bir köyde Keloğlan'ın Kıvırcık adında yaşlı, uysal bir eşeği varmış. Kıvırcık her sabah Keloğlan'ın odununu taşır, akşamları ahırında saman yer, kimseye zararı dokunmazmış. Ama köyün delikanlıları her gün Kıvırcık'la alay ederlermiş. Kimi kuyruğunu çeker, kimi sırtına taş atar, kimi de, "Bu eşek de sahibi gibi kel!" diye gülermiş.

Keloğlan bir gün dayanamamış ama kavga etmek de istememiş. "Bunlara bir ders vermeli," diye düşünmüş. Ertesi sabah köy meydanında bağırmaya başlamış: "Duydunuz mu, duymadınız mı? Benim Kıvırcık konuşmaya başladı! Hem de ne konuşma; geleceği söylüyor!"

Köylüler önce gülmüş ama merak da etmişler. "Hadi konuştur bakalım!" demişler. Keloğlan ciddi bir yüzle, "Kıvırcık sadece akşam ezanından sonra, ahırında, karanlıkta konuşur. Kalabalıktan da hoşlanmaz; kim dinlemek isterse kapının önünde sırayla beklesin," demiş.

O akşam ahırın önünde kuyruk olmuş. İlk önce eşeğe taş atan Rıfat girmiş. Keloğlan, "Eşeğin kulağına sorunu fısılda," demiş. Rıfat fısıldamış: "Kıvırcık, benim kısmetim ne zaman açılır?" Keloğlan ahırın arka tarafında, karanlıkta, sesini kalınlaştırıp eşek gibi konuşmuş: "Sen bir eşeğin kuyruğunu çekmeyi bıraktığın gün açılır!" Rıfat'ın beti benzi atmış, koşa koşa çıkmış.

Sonra kuyruk çeken Haydar girmiş: "Kıvırcık, bu yıl tarlam bereketli olacak mı?" Karanlıktan ses gelmiş: "Önce sırtıma vurduğun sopayı tarlana vur, toprak kabarsın. Hayvanı döven elin ekini bereketsiz olur!" Haydar kekeleyerek dışarı fırlamış.

Böyle böyle her biri sorusunu sormuş, her biri de yaptığı kötülüğün cevabını almış. Köyde bir ses yayılmış: "Keloğlan'ın eşeği her şeyi biliyor! Kim ne yaptıysa söylüyor!" Delikanlılar utançtan yerin dibine geçmiş.

Ertesi gün köyün en yaşlısı Hatice Nine Keloğlan'ın kapısını çalmış. "Oğul, bu eşek gerçekten konuşuyor mu?" Keloğlan Nine'nin elini öpmüş, gülümsemiş: "Nine, eşek konuşmaz ama vicdan konuşur. Ben sadece karanlıkta herkesin vicdanına bir ses verdim." Hatice Nine kahkahalarla gülmüş: "Akıllısın Keloğlan. Bu sırrını kimseye söylemem."

O günden sonra köyde hiç kimse Kıvırcık'a taş atmamış. Delikanlılar onu görünce başını okşar, cebinden bir havuç çıkarıp verirmiş. Kıvırcık da yaşlılığını keyifle geçirmiş. Ara sıra anırırmış; köylüler o zaman birbirine bakıp, "Galiba yine birinin vicdanını uyarıyor," diye gülermiş.

Bu masal bize şunu söyler: Dili olmayan hayvanlara iyi davranmak gerekir. Onlar konuşamaz ama bizim iyiliğimizi de kötülüğümüzü de hisseder. Gökten üç elma düşmüş: biri anlatana, biri dinleyene, biri de Kıvırcık'a.

Masal burada bitti. İyi uykular.

Başka bir masal

Keloğlan ile Konuşan Eşek, Keloğlan masalı kaynaklı bir çocuk masalıdır; 3-8 yaş çocuklar için uygundur ve yaklaşık 3 dakikada okunur. Masal Merkezi'nde bu masalı ücretsiz okuyabilir, arka planda ninni ya da doğa sesi açabilir, favorilerinize ekleyebilirsiniz. Benzer masallar için Türk Halk Masalları kategorisine göz atın.

Üye ol, favorilerin ve okudukların her cihazda seninle gelsin.